İstanbul depremi AFAD’ın deprem simülasyonunda

İstanbul’da yaşanan 5,8 şiddetindeki sarsıntı; Afet Koordinasyon Merkezinin deprem simülasyonunda gözler önüne serildi.

İstanbul depremi AFAD’ın deprem simülasyonunda

İstanbul’da yaşanan 5,8 şiddetindeki sarsıntı; Afet Koordinasyon Merkezinin deprem simülasyonunda gözler önüne serildi.

Deprem eğitim Uzmanı Gamze Yıldırım, her evde mutlaka bir afet ve acil durum çantası hazırlanması gerektiğini belirterek, evde doğru konumlandırılmış eşyaların ve alınan bazı önlemlerin hayati önem taşıdığını anlattı. Yıldırım,"Yapacağımız tek şey daha önceden tehlike avını yaptığımız güvenli bir bölgede çök kapan tutun hareketidir" dedi.

Afet Koordinasyon Merkezi deprem Simülasyon Merkezinde İstanbul’da dün yaşanan 5,8 büyüklüğündeki depremin simülasyonu yapıldı. 5,8 büyüklüğünde deprem sonrası evlerde meydana gelebilecek hasarlar gözler önüne serilirken uzmanlar, deprem anında , öncesinde ve sonrasında alınması gereken önlemleri anlattı.

İstanbulluların büyük panik yaşadığı 5, 8 büyüklüğündeki sarsıntı, deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Vatandaşların büyük panik yaşadığı deprem sonrası AFAD Deprem Simülasyon Merkezinde 5,8 şiddetinde sarsıntı oluşturuldu. İstanbul depremindeki büyüklüğün canlandırıldığı simülasyonda doğru konumlandırılan eşyaların depremde nasıl rol oynadığı anlatıldı.

AFAD Eğitim Uzmanı Gamze Yıldırım, her evde bir afet ve acil durum çantası hazırlanması gerektiğini ifade etti. Çanta içerisinde bulunan malzemelerin hayati önem taşıdığını ifade eden Yıldırım, "Deprem hayatımızın gerçeği o yüzden depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Birey olarak deprem öncesi, sırasında ve sonrasında alınacak önlemler var. Deprem öncesinde yaşam alanlarımızda bir tehlike avı yapmamız gerekiyor. Sarsıntı ile birlikte üzerimize düşüp bizi yaralayabilecek eşyaları tespit edip mümkünse yer değiştirmek ya da sabitlememiz gerekiyor. Ailemizle birlikte bir afet planı yapmalıyız. Bu planda E devlet üzerinden toplanma alanlarına ulaşabilirler. Buralarda buluşma planını yapmalarını gerekiyor. Aile üyelerinin buluşma yeri belirlemeleri gerekiyor" dedi.

" DEPREM BİTTİKTEN SONRA HIZLI BİR ŞEKİLDE TAHLİYE OLMAMIZ GEREKİYOR"

Deprem anında özellikle camların büyük tehlike oluşturduğunu ifade eden Yıldırım,"Bütün evlerde camlar var. Camlar çok tehlikeli alanlar. Sarsıntı ile kırılan camlar çok büyük yaralanmalara neden olabilir. Bunun önüne geçmek için cam filmi , kalın perdeler öneriliyor. Bu önlemleri camla ilgili alırsak önündeki eşyanın yanında güvende olabiliriz. Bunu yapamıyorsak eşyaların yerini değiştirmemiz gerekiyor. Uzun boylu eşyalar, özellikle kapı arkalarında olursa tahliye olacağımız kapının önüne düşeceği için, bizim tahliyemizi engelleyecektir. Deprem bittikten sonra hızlı bir şekilde tahliye olmamız gerekiyor. Onun dışında kütüphane ve büfeleri duvara sabitlememiz gerekiyor. İçerisinde bulunan eşyalar üzerimize düşebilir. Biz eğitim amaçlı zarar vermeyecek eşyalar koyduk" diye konuştu.

"DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ ŞİDDETİ İLE AYNI OLMAYABİLİR"

Depremin büyüklüğünün ve şiddetinin farklı olabileceğini ifade eden Yıldırım,"Depremin büyüklüğü bilimsel bir veridir. Bu deprem anında ölçülen bilimsel veri büyüklük olarak ifade edilir. Şiddet ise deprem bittikten sonra uzmanlar tarafından yapılan hasar tespitleri sonucunda verilir. Depremin büyüklüğü şiddeti ile aynı olmayabilir. Büyüklüğü aynı olup şiddeti daha az yada daha büyük olabilir. Güvenli alanlar sağlam bir nesnenin yan tarafıdır. Üzerimize düşebilecek herhangi bir cisim yoksa bu alan güvenlidir. Mutfakta özellikle bazı önlemler almalıyız. Mutfak dolaplarında ağır ve kullanmadığımız eşyaları üst dolaplara koyuyoruz. Bunların yerini değiştirelim. Amacımız yapısal olmayan tehlikelerin avını yapıp azaltmak. Bu dolapları eşyaların yerini değiştirdik. Çocuk kilitleriyle eşyaların düşmesini engelleyebiliriz" ifadelerini kullandı.

Afet ve acil durum çantası hazırlanmasındaki amacının afet ve acil durum bittiği zaman güvenli bir bölgeye gidildiğinde ilk 72 saatte temel ihtiyaçları karşılamak olduğunu ifade eden Yıldırım,"Bu nedenle içindeki ihtiyaçlar bir şeye göre değişiklik gösterebilir. Su ve uzun ömürlü yiyecekler. Bunlar yüksek kalorili olabilir. Hijyen paketi ve ilk yardım çantamız var. Yağmurluğumuz mevcut. Toz maskesi, el feneri, pilli bir radyo, güvenli habere ulaşmak için bir radyo mutlaka gerekli. Karanlıkta adım attığımız yeri görebilmemiz adına pilli bir el feneri, bu malzemeleri daha uzun süre kullanmak istiyorsak ise de mutlaka yedek piller koymamız gerekiyor. Sesimizi duyurmak için düdük, mevsim şartlarına uygun yedek kıyafet, battaniye kullanılan ilaçların yedekleri içine konulabilir. Yaşlılar, bebekler, engelliler düşünülerek ayrıca bir ihtiyaç listesi çıkarılmalıdır. Evcil hayvanımız varsa onunda ihtiyacını unutmamız gerekiyor. Evin ve aracımızın yedek anahtarlarını, önemli evraklarımızın fotokopilerini koymamız gerekiyor. Bu çantayı çıkışa yakın bir noktaya koymamız gerekiyor" dedi.

"GAZ KOKUSU VARSA ELEKTRİK ŞALTERLERİNE DOKUNMUYORUZ"

Evi terk etmeden önce başka bir afetin oluşmaması için doğal gaz, su vanalarının, elektrik şalterlerinin kapatılması gerektiğine dikkat çeken Yıldırım," Bunu yapmadan önce evde bir gaz kokusu var mı? Gaz kokusu varsa elektrik şalterlerine dokunmuyoruz. Buda ikincil afetlerin oluşmasına sebebiyet verebilir. Bu çok önemli bir nokta. Bunun kontrolünü yaptıktan sonra bütün aile bireyleriyle birlikte çantamızı alıyoruz. E- devlet üzerinden öğrendiğimiz buluşma noktasına gidip yetkilerin uyarıları doğrultusunda beklemeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Yapacağımız tek şey; daha önceden tehlike avını yaptığımız güvenli bir bölgede çök- kapan- tutun hareketidir"

Sarsıntı anında ayakta durmanın mümkün olmayacağını belirten Yıldırım, sarsıntı bitene kadar merdiven ve balkonlara koşmamamız gerekiyor. Yapacağımız tek şey; daha önceden tehlike avını yaptığımız güvenli bir bölgede çök-kapan-tutun hareketidir. İki dizimiz yerde bekliyoruz, sarsıntı bizi itmesin bir yere atmasın diye. Bir elimiz sağlam nesneden tutuyor. Bir elimizle boyun ve baş bölgemizi koruyoruz" dedi.

(Emre Yüzügüldü - Hülya Keklik/İHA)
YORUM EKLE